| BEN ZATEN BİLİYORDUM KAZANACAĞINIZI |
|
Zor bir yılı daha başarıyla geride bırakmanın mutluluğu, gerçekten bütün yorgunluklara değdi. Her eğitim-öğretim yılı başında duyduğumuz “Acaba bu yıl nasıl bir sonuç alacağız?” kaygısı, aslında bizleri gerçek anlamda motive eden bir durum. Onun için hiçbir zaman yılgınlığa kapılmadan öğretmenliğe ilk defa başlayan eğitimcilerin heyecanıyla başlıyoruz her eğitim-öğretim yılına. Yorgunluklar her zaman tatlı bir anı olarak kalıyor zihnimizde. Başarmak, başaran öğrencilerimizin mutluluğuna ortak olmak dünyanın en güzel duygularından. “Hocam ömrümde hiç böyle mutlu olmamıştım, sabaha kadar uyuyamadım mutluluktan.” sözleri, tarifi imkânsız mutluluklar yaşatıyor bizlere. Dershanecilik gerçekten çok zor bir meslek. Her türlü acımasız eleştiriye muhatap olmak, başarı söz konusu olunca görmezden gelinmek, başarısızlık olunca başarısızlığın birinci muhatabı sayılmak, çoğu zaman öğretmen olarak bile değerlendirilmemek, olur olmaz mekânlarda ve zamanlarda tüccar zihniyetine sahip olmakla suçlanmak kaderimiz oldu sanki. Bütün bu olumsuzluklar yoğun çalışma temposuyla yan yana gelince insan olarak zaman zaman bunalıyorsunuz. Kaçıp gitmek istiyorsunuz. Unutulmak, küçük bir kasaba, sessiz bir okulda yalnız bir öğretmen olmayı düşünüyorsunuz. Ama … Ama işte OKS, SBS ve ÖSS sonuçları açıklanıp da verdiğiniz emeklerin karşılığını dünyanın en güzel meyveleri olarak karşınızda somut bir şekilde görünce bütün bunlar unutulup gidiyor. İyi ki buradayım, iyi ki bu işi yapıyorum, iyi ki bu güzel insanlarla beraberim, diyorsunuz. “Hocam, tıpkı sizin gibi bir öğretmen olmak istiyorum. Emekleriniz için Allah hepinizden razı olsun. Sizleri hiç unutmayacağım.” diyen öğrencilerimi duydukça, gözlerindeki samimiyeti, yakınlığı, dostluğu gördükçe İYİ Kİ ÖĞRETMEN OLMUŞUM diyorum. Bu mutluluğu, dünya malıyla, parayla, pulla ölçemezsiniz. Hiçbir cümleyle anlatamazsınız. Kelimeler kifayetsiz kalır, gözleriniz dolar, ağlar, ağlarsınız mutluluktan. Sonra yeni öğrencilerinizi görürsünüz, pırıl pırıl gözlerle bakarlar size. Biraz merak, biraz heyecan… Onlarla da dost olursunuz bir süre sonra. Bu sefer onlarla başlarsınız büyük yarışa. Dua edersiniz “Allah’ım mahcup etme beni; dilime, gönlüme güç ver. Bana sabır, öğrencilerime firaset nasip et.” diye. Musa’nın(as) duası gelir aklınıza. “Ey Rabbim! İçimi [Senin aydınlığınla] genişlet; görevimi bana kolaylaştır; dilimdeki düğümü çöz ki söyleyeceklerimi tam olarak anlayabilsinler.” … Sonra susup kâinatı dinlersiniz geceleri.
Evet, dostlar! Bu mutluluğu, bu hüznü, bu sevinci anlatmak gerçekten kolay değil. Şair değilim ki “kelimelerle gireyim güller ülkesine…” Bu kadar yazabiliyorum duygularımı. Ama son olarak şunu söyleyebilirim her halde: Ben zaten biliyordum kazanacağınızı…
MUSTAFA ALDEMİR SAFA DERSHANESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ÖĞRETMENİ
|
| Sonraki > |
|---|
| Ana SayfaHakkımızdaBilgi Sistemi-DEVELİBilgi Sistemi-YAHYALIRehberlikİletişimResimlerCevap Anahtarları |

|
Önceki sorumuzun cevabı: 2,5,6,1,2,8,6,4,3,? virgüllerin bazıları silinirse 256,128,64,32 şeklinde gider cevap 2 Yeni Sorumuz Birbirlerine bölünemeyen bir grup pozitif tamsayının toplamları 50 ise çarpımları en fazla kaç olabilir? |
| İnsanların değeri,düşüp kalktıkları ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır. |
|
|
![]() |
Deneme sınavlarının ne faydası var? |
![]() |
Adaylar, Soru Tuzağına Dikkat |
![]() |
BEN ZATEN BİLİYORDUM KAZANACAĞINIZI |
![]() |
Öğrenmenin altın kuralları değişti! |
![]() |
Çok kazandıran ve geleceği olan meslekler |
| Bugün | 70 |
| Dün | 206 |
| Bu Hafta | 783 |
| Bu Ay | 2028 |
| Toplam | 865682 |